E-Bülten

Sözlük

Döviz

1 $ = 4,57 TL
1 € = 5,36 TL
354214 Ziyaretçi

KIZDIRAN HABER

BİRKAÇ GRAM BEYİNLERİNE GÜVENEN BAZI KIT AKILLI DOKTORLAR KENDİLERİNE "TABİP" DİYORLAR!

Kendilerine Tabip diyen fakat hizmetçisi olduğu milletin dinine yabancı olan zavallılara, Şuara Suresi 80. Ayet-i Kerime'yi okumalarını tavsiye ile bir video; http://www.youtube.com/watch?v=ba1bXFkUVLw Şifayı veren ancak Allah C.C.'tır.. Allah C.C. Hikmeti gören Tabiblerden ayırmasın.. İbretlik bir haber!;

"TABİP ODASININ DÜZENLEDİĞİ KONFERANSTA DİNE HAKARET EDİLDİ

Denizli Tabip Odası'nın düzenlediği "Ilımlı İslam ve Bilim" konulu konferansta, İslam dini ve Hz. Muhammed (SAV) ile ilgili yakışıksız değerlendirmeler yapıldı.

Tabip Odası (İTO) Başkanı Prof. Dr. A. Özdemir Aktan'ın konuşmacı olarak katıldığı konferansı, Denizli Tabip Odası Başkanı Ersin Çağırgan'la birlikte 42 doktor izledi.

Prof. Dr. Aktan, Denizli Tabip Odası'nda verdiği konferansta din ve bilimin yıllarca çatıştığını, bu çatışmaların hepsinin Hıristiyanlıkta olmasının ilginç olduğunu, İslam'da çatışma yaşanmadığını, bunu nasıl yorumlayacağını bilmediği söyledi.

Dinin toplumları idare etmek ve uyutabilmek için kullanılan iyi bir silah olduğunu ifade eden Aktan, "Din bir şekilde toplumları sürükleyebilmek, idare edebilmek, hatta biraz daha uyutabilmek için iyi bir silah. Ama bunu kullandığımız zaman bilimden de gittikçe uzaklaştığımızı görüyoruz aslında." dedi.

DOMUZ ETİNİN HARAM OLMASI TARTIŞMAYA AÇILMALI

İslam'ın ve dinin soru sormayı zorlaştırdığını ileri süren Aktan, İslam dininde domuz eti yemenin haram olmasının tartışmaya açılmasını istedi. Prof. Dr. A. Özdemir Aktan, "Biz hâlâ 'domuz eti yemek günahtır'da kaldık. Bunu tartışamıyoruz. Niçin günahtır? Acaba değiştirsek mi? Bunu kimse söylemeye bile cesaret edemiyor. Bunu yapmalı mıyız? Bence evet yapmalıyız." şeklinde konuştu.

Aktan, Doğu-Batı kültürü tarifini vermek için kişisel gelişim uzmanı diye açıkladığı yazar Mümin Sekman'ın görüşlerini aktarmaya çalışırken, izleyicilerin arasında bulunan İTO Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Nazmi Algan, "Onun aslı nereden geliyor." diye sordu. Aktan, "Aslına bakarsan eğitimini bulamadım." diye cevap vermesi üzerine bir izleyici "Hükümet yanlıları bunun kitabını bedava dağıtıyor." iddiasında bulundu.

HARRAN ÜNİVERSİTESİ, STV VE HZ. MUHAMMED'E DİL UZATILDI

Konferansta sık sık araya girerek konuşan Dr. Nazmi Algan, Harran Üniversitesi'nde yayınlanan bilimsel eserlerin Amerika'da yayınlanmış gibi gösterildiğini iddia ederek üniversiteyi sahte yayın kurulları oluşturmakla suçladı. Algan şu iddialarda bulundu: "Amerika'da yayınlanmış basılmış gibi muazzam yayınlar, özellikle psikiyatri alanında çıktı. Sonra anlaşıldı, yok öyle bir şey. Tamamen kurgusal masaüstü yayıncılık şeklinde sahte yayın kurulları, denetleme kurulları, şunlar, bunlar o şekilde bir sürü insan oradan şey alıyor."

Kürtaja karşı duruşundan dolayı İslamiyet ve Hıristiyanlığın bilimsel gelişmeye karşı ittifak yaptığını ileri süren Algan, Samanyolu Televizyonu'nu da kürtaja karşı yayın yaptığı gerekçesi ağır bir dille eleştirdi.

İslam Dini'nin total bir anlayışta olduğunu, hayatın her alanını dizayn etmek iddiasıyla ortaya çıktığını vurgulayan Algan, şöyle devam etti: "Hz. Muhammed kanaatkâr mıydı? Tüccardı. Kureyş Kabilesi'ndeki bütün ekonomik erki elinde tutmak istiyordu. Kanaatkârlığı ben İslam'la çok bağdaştırmıyorum. O aşağıdakini uyutmak için bir bağ kuruyorum."

AKIŞIK: 21. YÜZYIL ATEİZMİN YÜZYILI OLACAK

Denizli eski Tabip Odası Başkanı Dr. Hasan Akşık ise "Ilımlı İslam ve Bilim" konulu toplantı yüzünden bazı doktorların odadan istifa ettiğine dikkat çekerek bu tür toplantıların daha çok yapılmasını istedi. 21. yüzyılı ateizmin yüzyılı olarak değerlendiren Akşık, kutsal kitapların kendi beyninin sığabileceği büyüklükte olmadığını ileri sürdü. Akşık şunları kaydetti: "Müslümanların, Hıristiyanların veya Yahudilerin hiçbir kutsal kitabı benim beynimin, aklımın sığabileceği büyüklükte değildir. Yani sorgulamam gerekiyor. Biz biliyoruz ki dinler kendilerinden önceki dinlerle beslenmiş. Bugün baktığımızda Kur'an'ın yaklaşık yüzde 70-80'ni Tevrat'tan, Sümerlerden, Hıristiyanlardan bir sürü geçmiş dinlerden Nuh tufanına kadar, Adem ve Havva'nın oluşumuna kadar geçmiş. Bu tür aslında bilimsel olmayan ama dogmatik bir takım öğretilerden almaktadır. 21. yüzyıl ateizmin yüzyılıdır. Yani bugün için konjonktürde Türkiye'de ılımlı İslam'ın ön plana çıkmış olması bir şeyi değiştirmez. Napolyon'un sözüne katılıyorum. Ülkelerin kaderlerini yaşadıkları coğrafyaları belirler."

Dinle ilgili tartışmalara katılan bir doktor ise herkesin Kur'an-ı Kerim'in Türkçesini okuyup kendi kafasına göre yorumlaması gerektiğini ileri sürdü.(CİHAN)

>> İŞTE SKANDAL TOPLANTIDAN GÖRÜNTÜLER VE O ÇİRKİN DİYALOGLAR (VİDEO) <<"

ZAMAN GAZETESİ- 31 Ocak 2010, Pazar

HABER LİNKİ AŞAĞIDADIR:

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=946719&title=tabip-odasinin-duzenledigi-konferansta-dine-hakaret-edildi

ULUSLARARASI EVLAT EDİNDİRME MODASINDA HAİTİ DEPREMİ!

Haiti’de deprem sonrası yardıma muhtaç çocuklar konusunda yaşanan ve çocukların gelişmiş ülke insanlarına peşkeş çekilmelerini esas alan çirkin evlat edindirme faaliyetleri ve çocuk kaçırmalara varan hukuksuzluklar uluslar arası evlat edindirme konulu yasaların gerekçelerini yerle bir etmiştir.

http://www.muhtesib.com adresinde bir senedir “Yetimler İsyanda; DEVLET BABA NEREDE!” başlığıyla bir dosya yayınlanmakta.

İnternettehttp://www.muhtesib.com/gundem.asp?id=26kısayol bağlantı adresiyle ulaşılan Bu dosyada özetle uluslar arası evlat edindirmeye ilişkin uygulamalar eleştirilmekte ve ülkemizde kimsesiz ve yardıma muhtaç çocuklar konusunda faaliyet göstermekte olan Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK)’nun evlat edindirmeyi teşvik faaliyetlerinin ve bu kapsamda yürütmekte olduğu uluslar arası evlat edindirmeyi teşvik politikasının hukuksuzluğuna dikkat çekilmektedir.

http://www.muhtesib.com adresinde gündem bölümünde "Yetimler İsyanda; DEVLET BABA NEREDE!"Başlığıyla yayınlanan bu dosyada devletin uluslar arası evlat edindirme politikalarına ilişkin olarak şu ifadeler yer almaktadır:

GÖZLER KAPATIR KÖR DÜZEN
“Zengin Beyaz Ünlü”lerin hepbirden üçüncü dünya ülkelerinden kendilerine farklı renk ve kimlikte evlatlıklar devşirmeleri bir tesadüf müdür!
Uzmanlar haykırıyor;
Bu gidiş vahşeti doğurmaktadır!
Evlat edinme-edindirmeyi teşvik etme akımı moda değildir, genel anlamda siyasi ve ekonomik rant faaliyetlerinin en önemli aracı ve adres neresi olursa olsun her tür emperyalizmin en güçlü silahıdır.
Çocuklarımızın ülkemizde bakılmadığı taktirde yabancı memleketlere evlatlık verilebileceğini ve yabancı kişilerin göreceli “insaf” kavramının pençesine terk edilebileceğini öngören yasal gerekçeler ortadadır;
“Devlet Büyüklerimiz” bunun için uluslar arası sözleşme metinlerine imza koymuş, kanunlar çıkarmışlardır..

Üçüncü dünya ülkelerinin çocukları bu yolla ülkelerinden, topraklarından, kültürlerinden, inançlarından, kimliklerinden kopartılmakta ve paparazzilerin azgın iştahlarına yem yapılmaktadır.
Öyle ki, evlatlığıyla aldatılan ünlünün iç yangını dahi evlatlık edinme-edindirme “moda”sına dur diyememiştir.
Çünkü evlat edinme-edindirme akımı genel anlamda siyasi ve ekonomik rant faaliyetlerinin en önemli aracı ve adres neresi olursa olsun her tür emperyalizmin en güçlü silahıdır.
Bütün bunlar bir gerçektir, tehlike büyüktür ve bu bir komplo teorisi değildir; Gerekçe de Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nın Çocuk Hakları ile ilgili Sözleşmesi’nin 21/b maddesidir.
“Devlet Büyükleri”miz bu maddede yer alan şu ifadeleri, yani; “Çocuğun, kendi ülkesinde elverişli biçimde bakılması mümkün olmadığı takdirde, ülkelerarası evlat edinmenin çocuk bakımından uygun bir çözüm olduğu”nu kabul etmiş ve ayrıca bizim adımıza “Çocukların Korunması ve Ülkelerarası Evlat Edinme Konusunda İşbirliğine Dair Lahey Sözleşmesi”ne imza koymuş, yasalarımızı buna uyarlamışlardır.
“Evlat edinme konulu kesin sınırlar” bir yana, madem böyle yapmışlardır, o halde aynı “Devlet Büyükleri”miz, hukukun ve hakkın bir gereği olarak BU ÜLKEDEKİ HER ÇOCUĞA ELVERİŞLİ BAKIM HİZMETİNİ SUNMAYI DA TAAHHÜT ETMİŞLERDİR!”

http://www.muhtesib.com adresinde halen yayınlanmakta bulunan bu dosyanın ne denli vahim bir gerçeğe işaret etmekte olduğu hususu Haiti’de yaşanan korkunç depremde bir kez daha ortaya çıkmıştır.

Haiti’de bugün insanlar tüm dünyadan kendilerine uzanacak yardım elleri beklerken, gündeme yardımlardan ziyade, uluslararası evlat edindirme konulu vahim faaliyetler gelmekte, bu faaliyetler adeta Amerika, Fransa gibi ülkelerin Haiti’lilere sundukları eşsiz birer ihsanmış gibi pazarlanmaktadır.

Haiti’de tüm dünyanın gözleri önünde insanlık manzarası yaşanmakta, buna karşın süper güçler uluslar arası evlat edindirme yasalarının arkasına sığınarak yürüttükleri maksatlı operasyonlarla kendi güçlerini bilemenin hesabını yapmaktadırlar.

Oysa kaynaklar Haiti’ye aktarılmış olsa çocukların evlat edindirilmelerine gerek de kalmayacak, bu çocuklar kendi ailelerinin yanında ya da ülkelerinin devlet imkanları çerçevesinde pekala bakılabileceklerdir.

Haiti’de yaşanan vahşeti andıran çocuk kaçırma vakalarına varan evlat edindirme olayları da göstermiştir ki uluslar arası evlat edindirme faaliyetlerinin övülecek hiçbirbir yanı yoktur.

Gerçek anlamda medeniyet anlayışı, çocukların kendi ülkelerinin kültürü içinde, ulusal imkanları dahilinde bakılmalarının sağlanmasını, yardım faaliyetlerinin bu yönde planlanmasını gerektirmektedir.

Uluslar arası Evlat Edindirme Modası’nı yerle bir eden Haiti Depremi’ni anlatan ibret vesikası bazı haberlere ilişkin linkler aşağıdadır:

http://serhaber.com/-45537-haitili-33-cocugu-abdliler-kacirmis.jsp

http://www.haber7.com/haber/20100119/Haiti-cocuklar-kolayca-evlat-edinilecek.php

http://www.iha.com.tr/haber/detay.aspx?nid=105719&cid=4

http://www.cnnturk.com/2010/dunya/01/26/haitide.simdi.de.evlat.edinme.sorunu/560931.0/index.html

http://www.haber7.com/haber/20100122/Fransizlar-33-Haitili-cocugu-evlat-edindi.php

http://www.sabah.com.tr/Dunya/2010/01/30/haitili_kadinlarin_kbusu_tecavuz